Ocak 30, 2023

Diyarbakır Haber

Diyarbakır Haberleri

Kazı, restorasyon, antik Heraclea’daki kültürel varlıkları ortaya çıkardı

Türkiye’nin güneybatısında yer alan ve dünyanın dört bir yanından binlerce turisti kendine çeken Heraclea Antik Kenti’nde kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmaları büyük bir titizlikle devam ediyor.

Muğla’nın doğal ve tarihi güzelliklerinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı, Muğla Valiliği ve Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) desteğiyle antik kent ve ören yerlerinde çalışmalar büyük bir titizlikle sürüyor. .

Kültür varlıklarının doğal güzelliklerle iç içe geçtiği ender yerlerden biri olan Bafa Gölü kıyısındaki Herakleia Antik Kenti, son yıllarda tüm dünyanın ilgisini çekerek doğa ve kültür turizminin kritik merkezlerinden biri haline geldi. .

Muğla Valisi Orhan Tavlı’nın 2021 yılında Milas Kapıkırı bölgesine yaptığı ziyaretin ardından Heraclea antik kentinin korunması için kazı ve konservasyon çalışmalarına başlandı. Kurtarma kazısı olarak başlayan çalışmalar, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle bir yıl içinde 12 aylık kazı statüsüne getirildi.

Bu proje kapsamında Heraclea antik kenti, Endymion Kutsal Alanı ve Göl Kalesi’nde kritik arkeolojik veri ve bulgular ortaya çıkarıldı. Eşyalar arasında Menteşe Beyliği ve erken Osmanlı dönemine ait eserler de yer aldı. Araştırmacılar, kalenin 15. yüzyılın ortalarına kadar kullanıldığını da tespit edebildiler.

Herakleia Şehri

Milas ilçesinin Kapıkırı mahallesi sınırları içinde yer alan Heraklea antik kenti, Geç Klasik-Erken Helenistik dönemde kurulmuş bir Karia kentiydi. Latmos Dağı’nın güneybatı eteklerinde ve Bafa Gölü’nün kuzeydoğu kıyısında yer alan, olağanüstü jeolojik oluşumlarıyla antik dönemde kutsal kabul edilen, dünyada “kayalar denizi” olarak nitelendirilebilecek ender yerlerden biridir. Herakleia kuruldu. Bir zamanlar körfez olan Bafa Gölü, Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonlarla göle dönüştü.

Heraclea son derece iyi korunmuştur. Site, yerleşim bölgelerini, kamusal meydanları ve tapınakları, Yunan şehirciliğini tanımlayan tüm unsurları ve alanları ayıran doğrusal bir sokak ızgarasıyla tipik bir Helenistik kasabadır. Heraclea, türünün tek örneği ve oldukça büyük bir açık hava müzesi olarak muhteşem bir ortamda yer alan dikkat çekici bir harikadır.

Antik kent alanında, tiyatro kalıntıları, Roma hamamları, bir kaplıca ve bir spor salonu (portikolarla çevrili bir atletizm antrenman alanı) dahil olmak üzere çeşitli zamanlara ait daha fazla kamu binası görülebilir.

Biraz daha güneyde, kıvrımlı bir arka duvarı ve sütunlu bir sundurması olan dikkat çekici bir yapı, bölgeden geldiği varsayılan yarı tanrı çoban Endymion’un kutsal alanı olarak kabul edilir.

Endimiyonefsane

Endymion’un tarih öncesi çağlardan beri kutsal kabul edilen Latmos Dağı’nda yaşayan genç ve yakışıklı bir çoban olduğu söylenir. Antik efsaneye göre Endymion, yemyeşil çimenler ve mis kokulu çiçeklerle çevrili yamaçları olan Latmos Dağı’nda sürülerini otlatır, piposundan dökülen melodilerle doğayı neşelendirirdi. Akşam Bafa Gölü kıyısındaki mağarasında dinlenmeye giderdi. Endymion’u bu ıssız dağlarda ay tanrıçası Selene dışında kimse göremezdi.

Çoban Endymion, bu güzelliğe aşık olmuş, Selene’nin her akşam Bafa Gölü’nün pırıl pırıl sularından göğe doğru yükselişini ve ışıklarıyla Latmos Dağı’nı kuşatmasını seyretmiş. Selene de bu yakışıklı gence aşık oldu. O günden beri Ay Tanrıçası Selene’nin Latmos Dağı’na sevgiyle dokunduğu ve Bafa Gölü’nü ışıltısıyla gümüş bir tepsi gibi parlattığı söylenir. Bu nedenle Heraklea’nın ay ışığının yeryüzüne yansıdığı en güzel yerlerden biri olduğu rivayet edilir.

Daily Sabah Bülteni

Türkiye’de, bölgesinde ve dünyada olup bitenlerden haberdar olun.

BENİ KAYDET

İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz. Kaydolarak Kullanım Koşullarımızı ve Gizlilik Politikamızı kabul etmiş olursunuz. Bu site reCAPTCHA tarafından korunmaktadır ve Google Gizlilik Politikası ile Hizmet Şartları geçerlidir.

.